Büyü



 

BÜYÜ VE CİN MUSALLATININ BELİRTİLERİ


1.DERECEDE BELİRTİLER
a-Bayılma(Bayılan kişi yanındakileri duyar ama konuşamaz )
b-Baş ağrısı(beyni uyuşturan ilaçlar hariç ağrıyı ilaç geçirmez)
c-Hayata ümitsiz bakmak ve intiharı denemek
d-Gaipten sesler duymak ve o sesle karşılıklı konuşmak
e- Başkalarının göremediği görüntüler görmek.
f-İslamı yaşayamamak veya yaşamakta zorlanmak.
g-korkunç rüya ve kabuslar görmek.
h- Tıbben anlaşılamayan çeşitli cinsel sorunlar yaşamak
I-Vücudunda birseylerin gezdigini hissetmek.
İ- Kenar uçlardaki agri ve sancilar (omuz, basin gerisi, sirtin sonu).
J-Yanlizligi sevmek, inzivaya çekilmek.
K-Tuvalette uzun süre kalmak, orada kendi kendine konusmak.
L-Saçlarin asiri dökülmesi (özellikle kadinlarda).
M-Rüyada kan veya su gölü üzerinde yürüdügünü görmek.
N-Uykuda sik sik ihtilam olmak.
P-Rüyasinda kedi, köpek, fare, kurt, yilan gibi varliklar görmek.
R- Garip insanlar görür. Örnegin, siyah çok kisa veya uzun boylu gibi.
S- Uykuda sebepsiz bogulma, dehset, korku, ürperti ve hüzün.
Ş-Uykuda kendisiyle cinsel iliski kuran veya kurmak isteyen birisini görmek veya tehdit edilmek.
T-Kendisini kabristan(mezarlik) ortaminda, pis yerlerde, korkunç yerlerde görmek.
U-Uykuda dislerini sikmak, aglamak, çiglik atmak.
2. DERECEDE BELİRTİLER
A-Enseden gelen bir baş ağrısı ve el ve ayaklarda karıncalanma tarzında uyuşmalarve bazı uzuvlarda geçici felçlere neden olabilir.
B-Gereksiz ve çabuk sinirlenme ve sinirin çabuk geçmesi.
C-Yaşamına hedef çizmeye zorlanma, intihar düşüncesi ve büyük günahlara sürüklenmek.
D-Rüyalarında korku ve titreyerek uyanma
E-Dalgınlık ve uykusuzluk ve uyandığında dinlenmiş olarak kalkamamak.
F-Hayatındaki çoğu şeyin olumsuz seyretmeye başlaması(özellikle ev içerisinde huzursuzluk)
G-Vücut organlarının herhangi birinde tıbben çözülemeyen ağrı ve rahatsızlıklar hissetmek.
H-Kadinlarin adetlerindeki dengesizlikle (tibbi olmayan). Tibben çocuklarinin olmamasi için hiçbir sebep bulunmamasi, sebepsiz kisirlik.
I- Kadin veya erkegin cinsel iliskiden sogukluk veya sikinti duymasi.
İ-Kisinin aniden esinden, çocuklarindan ve evden nefret etmesi veya sikilmasi.
J-Sebepsiz yere siddetli aglamak, gülmek veya sinirlenmek, hiddetlenmek veya gazaplanmak.
K-lbadet, zikir ve Kur’an okumada zorlanmak.
L-Beş vakit namazi istediği halde kilmamak
M-Yüksek yerden düsüyormus gibi rüyalar görmek.
N-Uykuda parmaklarini isirmak.
P-Uykuda dişlerini gıcırdatmak
3. DERECEDE BELİRTİLER
A-Uykusuzluk sorunu yaşamak.
B-Hayattan lezzet alamamak.
C-Kararsızlık ve çift kişilik taşırcasına yaptığından çabuk pişman olmak.
D-Kapalı alanlardan çabuk sıkılmak ve göğsünde nefes daralmaları hissetmek.
E-Zina ve içkiye meyletmek
F-İslam dan uzaklaşmaya başlamak.
G- Mesela erkek veya kiz evladin nisanlanamamasi veyahut evlenememesi, kabul-red arasinda gidip gelmesi gibi. Bütün bunlar yan yardimci bilgilerdir. Kesinlik ifade etmez. Rukye ayetlerini (bir veya üç defa) okuduktan sonra hükmederiz. Yoksa bu belirtiler kesin delil kabul edilmez. Herseye ragmen ihtisas sahibi uzman doktora, psikiyatri uzmanina görünmek faydali ve zaruridir.
H-Söz ve haraketlerde görülen ani dengesizlikler.
I-çok kizma sinirlenme
İ-siddetli hüzün ve keder
J-Geceleri Uzun süre saga sola dönmek, uyuyamak( çogu zaman sabah namazi vaktine kadar sürer)
(Uyku halinde görülen bu durumlarin haftada bir veya daha fazla görülmesi, tekrari önemlidir. Yoksa çok seyrek araliklarla (bir-iki ay arayla) görülmesi durumunda rüya tabirindeki yorumlarla iktifa edilebilir.)
Açıklama: Büyünün ve cinlerin musallatının belirtileri kişilerin erkek ve bayan oluşuna ve iradelerinin kuvvetli ve zayıf oluşuna göre 1. 2. ve 3. derecede etkilerde farklılıklar gösterebilir Not Reankarnasyon(CİNLER GEÇMİŞİ ÇOK İYİ BİLEBİLİR), sebepsiz intiharlar(çünkü kişinin ölümü ile ona musallat olan cin özgür kalır) bir cin musallatınının açık bir örneğidir.

ETKİLENME VE ÇARPILMA (MUSALLAT) ÇEŞİTLERİ
Ikinci nokta ise, cinin yaptigi etki, tasallut etkilemesinin çesitleri :
a)Cüzidir.vucudun bir kismini,uzvunu etkiler,
b)Külli,vucudun bütününü etkiler,
c)Daimidir ki vucudda yillarca yasar,kalir,
d)Taiftir,etkilenmesi bir kaç dakikayi geçmez.
e)Cinin uzaktan, disaridan üflemesi gibi nevilerde göz önüne alinmalidir.
Cinler ve seytanlar alemi, her yönüyle garipler ve acaibler alemidir. Insanlar bu konuda kisimlara ayrilir. Bazilari onlari tamamen inkar, bazilari da onlari hayir ve serde emri altina aldiklarini iddia ederler de, hepsi seytan ve etbasinin kandirmasi, alayi, tuzaklarindan ileri geçmez. Insanlardan bir grup da onlarin varligina iman eder, bizler gibi yanliz Allah’a ibadet için yaratilmis olduklarina inanir. Mükellef olduklari, kiyamet günü hesaba çekileceklerini bilir. Kur’an-i Kerim’de bir çok surelerde onlardan ve isimlerinden (cin, ifrit, seytan) bahsedilir, hatta cin isminde sureyi görmekteyiz. Sünne-i Mutahhara’da da bunlarin varliklarindan, yasantilarindan, yeme ve içmelerinden bahsedilir. Bazilari “görmedigimize nasil inanilir?“ diye itiraz etseler de, akilci düsünceleri cahilliklerinden öte geçmez. Eger bu düsünce mantikli olsa, onunla birlikte yasadigi, ademi halinde ölmesi olan, yaninda üzerinde duran ruhunu da inkar etmesi gerekir. Oksijeni teneffüs ederken ve akabinde karbondioksit verme halinde görülmediginden havayi, görmedigi kablodan gelen elektrigi, bir çok vazifeleri ifa eden akli vs. inkar etmeleri gerekirdi. O halde gözle görmedigimiz bir çok seyleri kabul etmis, inanmis, varligini hissetmisizdir. Cinleri de böyle asli suretinde asla göremeyiz. Mevla onlari böyle yaratmis, bu bir sünnetullahtir. O vardir. Varligi kitap ve sünnetle sabittir. Kitap ve sünneti inkar eden kisinin ismi islami de olsa, Islam’a intisabi isimden öte geçmez.
Saik Erol Tangut


BAZI SAHİH HADİS-İ ŞERİFLER
Helaka sürükleyen yedi şeyden biri BÜYÜdür.
(Buhari,Müslim, Ebu Davut)
İpe üfleyip düğüm atan kimse BÜYÜ yapmış olur.Büyü
yapanda ALLAH’a ŞİRK(ortak) koşmuş olur.(Nesai)
FALCIYA BÜYÜCÜYE KAHİNE giderek onların söylediklerine inanan KUR’AN’ı KERİM e İNANMAMIŞ OLUR.(Taberani)
Büyücüye inanan kimse CENNETE GİREMEZ(İ:Hibban)( Tevbe etmedikçe)
Gaipten haber vermek maksadı ile YILDIZ ilmi ile uğraşan kimse , BÜYÜCÜ GİBİ GÜNAHA GİRER.(İbni Mace)
Falcıya fal baktıran ,onun sözüne inanmasa bile 40 gün KILDIĞI NAMAZ KABUL OLMAZ(Müslim)
Fal bakmak,yazı ve çizgi ile gelecekten haber vermek, PUTATAPMAK GİBİDİR.(Ebu Davut)
Kahinlik yaparak ALINAN PARA HARAMDIR(Buhari)
Günümüzde medyumluğu falcılığı ve büyücülüğü meslek haline getirenlerin durumları yukarıdaki ayet ve hadislerde açıkca anlaşılmaktadır.KUR’AN ve PEYGAMPERİMİZ(a.s.v.) bu tür insanların;İslamdan nasipsiz olduklarının yanında birçok insanı bu günahları işlemeye sevk ettiğinden ve sebep
olduğundan ötürü bu insanların neredeyse şeytanla aynı kefeye konulduğunu açıkca ifade etmiştir.ilk sihirlerini kendilerini yücelterek insanların gözlerini boyamakla Allah’a Şirk koşarak yapan bu insanlar; her ne kadar kendilerini bir şifa dağıtıcı ve insanlara yardımcı ilan etselerde bu yolla kazandıkları servetler bu işin ALLAH için değilde sadece Para için yapıldığının bir göstergesidir.Acizane ifade etmeliyim ki para ALLAH RIZASI ve İNSANLARIN DUASININ önüne geçebiliyorsa ; ALLAH’ın GAZABININ ve İNSANLARIN BEDDUASININ da önüne onların yaptıkları ve insanlara musallat ettikleri cinlerle geçmekte ve onlara bu günahı işletmektedir.Ve bunu meslek haline getirenler PARA için her türlü melaneti işleyecekler ve günümüzde de maalesef işlemeye devam ediyorlar. ALLAH (c.c) ve RASULULLAH’I(a.s.v.) gerçekten sevenler büyü, büyücü, fal, falcı ve medyumdan uzak olanlardır. Ve GAYBI ALLAH BİLİR ayeti celilesini hayatlarında yaşayanlardır.

 

Büyü Fal Medyum
BÜYÜ, BÜYÜCÜLÜK, FAL VE MEDYUMLUK
Bu konuda sözlerin en güzelini yüce mevlamızın insanların hayat rehberi olan Kuran-ı Kerimde açıkca anlatılmıştır.Başka söze ihtiyaç yoktur.
Bakara suresi (102. ayet)
Tuttular Süleymanın mülküne dair şeytanların izledikleri şeylerin ardına düştüler.Oysa Süleyman(sihir yapmadı ve) kafir olmadı, ama o şeytanlar kafir oldular.İnsanlara BÜYÜCÜLÜK veBabildeHARUT,MARUT adında iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi BİZANCAK BİR İMTİHAN OLARAK GÖNDERİLDİK; SAKIN SİHİR YAPIP KAFİR OLMA demedikçe bir kimseye BÜYÜ öğretmezlerdi. İşte(sihir meraklıları ve onu geçim vasıtası yapanlar) bunlardan karı-koca arasını ayıran şeyler öğreniyorlardı. Fakat ALLAH’ın İZNİ OLMADIKÇA BUNUNLA KİMSEYE ZARAR VEREMEZLERDİ. Kendilerine zarar verecek ve faydası olmayacak bir şey öğreniyorlardı.
Andolsun ki ONU HER KİM SATIN ALIRSA AHİRETTE HİÇBİR NASİBİ OLMADIĞINI da çok iyi biliyorlardı.Keşke KENDİLERİNİ NE KÖTÜ ŞEY KARŞILIĞINDA SATTIKLARINI BİLSELERDİ.
(Elmalı Hamdi Yazır Kuran Meali)
Yine bu konuda insanlığa Kuran-ıKerim'in uygulanışını hayatı ve yaşamıyla gösteren ve Hadis-i Şerifleriyle anlatan sevgili peygamberimiz(Aleyhissalatuvessalam) bu konuya Hadislerle net bir açıklık getirmiştir.
BAZI SAHİH HADİS-İ ŞERİFLER
Helaka sürükleyen yedi şeyden biri BÜYÜdür.(Buhari,Müslim, Ebu Davut)
İpe üfleyip düğüm atan kimse BÜYÜ yapmış olur.Büyü yapanda ALLAH'a ŞİRK(ortak) koşmuş olur.(Nesai)
FALCIYA BÜYÜCÜYE KAHİNE giderek onların söylediklerine inananKURAN-I KERİM e İNANMAMIŞ OLUR.(Taberani)
Büyücüye inanan kimse CENNETE GİREMEZ(İ:Hibban)( Tevbe etmedikçe)
Gaipten haber vermek maksadı ile YILDIZ ilmi ile uğraşan kimse , BÜYÜCÜ GİBİ GÜNAHA GİRER.(İbni Mace)
Falcıya fal baktıran ,onun sözüne inanmasa bile 40 gün KILDIĞI NAMAZ KABUL OLMAZ(Müslim)
Fal bakmak,yazı ve çizgi ile gelecekten haber vermek, PUTA TAPMAK GİBİDİR.(Ebu Davut)
Kahinlik yaparak ALINAN PARA HARAMDIR(Buhari)
Günümüzde medyumluğu falcılığı ve büyücülüğü meslek haline getirenlerin durumları yukarıdaki ayet ve hadislerde açıkca anlaşılmaktadır.KUR'AN ve PEYGAMPERİMİZ(a.s.v.) bu tür insanların;İslamdan nasipsiz olduklarının yanında birçok insanı bu günahları işlemeye sevk ettiğinden ve sebep olduğundan ötürü bu insanların neredeyse şeytanla aynı kefeye konulduğunu açıkca ifade etmiştir.ilk sihirlerini kendilerini yücelterek insanların gözlerini boyamakla Allah'a Şirk koşarak yapan bu insanlar; her ne kadar kendilerini bir şifa dağıtıcı ve insanlara yardımcı ilan etselerde bu yolla kazandıkları servetler bu işin ALLAH için değilde sadece Para için yapıldığının bir göstergesidir.Acizane ifade etmeliyim ki para ALLAH RIZASI ve İNSANLARIN DUASININ önüne geçebiliyorsa ; ALLAH'ın GAZABININ ve İNSANLARIN BEDDUASININ da önüne onların yaptıkları ve insanlara musallat ettikleri cinlerle geçmekte ve onlara bu günahı işletmektedir.Ve bunu meslek haline getirenler PARA için her türlü melaneti işleyecekler ve günümüzde de maalesef işlemeye devam ediyorlar.ALLAH (c.c) ve RASULULLAHI (a.s.v.) gerçekten sevenler büyü, büyücü, fal, falcı ve medyumdan uzak olanlardır. Ve GAYBI ALLAH BİLİR ayeti celilesini hayatlarındayaşayanlardır.

SAYIN MEDYUMLAR FALCILAR BÜYÜCÜLER
ASRIN MÜCEDDİDİ BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ ŞU SÖZLERİ İLE YERİNİZİ NET BİR ŞEKİLDE BELİRLEMEKTEDİR "Çünkü öyle gaybî ve görünmeyen işlerde, su-i istimal düşer. Hem şarlatanlar, hodfuruşluklarını bir vesile yapabilirler. Nasılki şimdi ispritizmacılar "cinlerle muhabere" namıyla şarlatanlık yapıyorlar"
" Veyahut, cin ve şeytana uyup, kehânetfüruşlar, ispirtizmacılar gibi, âlem-i gayba başka bir yol mu bulunmuş zannederler? Öyle ise, şeytanlarına kapanan semâvâta, onunla çıkılacak bir merdivenleri mi var tahayyül ediyorlar ki, senin semâvî haberlerini tekzib ederler? Böyle şarlatanların inkârları, hiç hükmündedir. "(R.N.K.)
İSLAMIN BÜYÜ FAL VE KAHİNLİK YAPARAK
GELECEKTEN HABER VERMEK HAKKINDAKİ
KESİN HÜKÜMLERİNİ BİLDİĞİNİZ HALDE
ARKADAŞLAR ALLAHAŞKINA SİZİN
ALLAHINIZ FARKLI MI?
YA DA KALBİNİZDEKİ ALLAH İLE BEYNİNİZDEKİ ALLAH İNANCI MI FARKLI? YOKSA YAŞANTINIZA YANSIYAN ALLAH İNANCI İLE KALP VE AKLINIZDAKİ ALLAH İNANCI MI FARKLI? YOKSA SİZ DE BAZILARI GİBİ ALLAH'I ÇOK SEVDİĞİNİZİ DÜŞÜNEREK SADECE BU DÜŞÜNCENİN SİZİ KURTARACAĞINI MI İDDAA EDİYORSUNUZ?O HALDE ŞU AYETİ DİNLEYİNİZ
SİZLER ALLAHI SEVDİĞİNİZİ İDDİA EDİYORSUNUZ, O HALDE ALLAH'IN DA SİZİ SEVMESİNİ İSTİYECEKSİNİZ. O'NUN SİZİ SEVMESİ İÇİN İSE ONUN EN ÇOK SEVDİĞİ ZAT OLAN PEYGAMBERE(A.S.V.) BENZEMELİSİNİZ.EĞER SİZ ONA BENZEMİYORSANIZ SİZİN SEVGİNİZ YALANDIR VE ALLAH DA SİZİ SEVMEZ..
VALLAHİ KALBİNİZDEKİ İMAN AKLINIZA RUHUNUZA VE YAŞANTINIZA HARAM VE HELALLER KONUSUNDA HÜKMETMEDİĞİ SÜRECE SADECE KENDİNİZİ KANDIRMIŞ OLACAKSINIZ.. VE BUNU BAŞARAMADIĞINIZ SÜRECE DÜNYADA VE AHİRETTE BAŞINIZA GELECEK OLAN BİR ÇOK BELA VE MUSİBETLERDEN SADECE BİRİSİ OLAN DÜNYADAKİ İBLİS VE ŞEYTANİCİN MUSALLATININ ÖNÜNE ASLA GEÇEMEZSİNİZ .. KENDİNİZİ VE SADECE CAHİL İNSANLARI KANDIRABİLİRSİNİZ..
HELE HELE BÜYÜYE VEYA FAL YILDIZNAME VE ASTROLEJİ KILIFLARI İLE KAHİNLİĞE SOYUNUP İBLİSİN YANINDA UYANDIĞINIZ SÜRECE SADECE ONA HİZMETKAR VE YATAK ARKADAŞI OLMAKTAN ÖTEYE GİDEMEZSİNİZ..
BİRDE ÜSTELİK ŞİFA DAĞITICILIĞINA SOYUNUP İNSANLARDAKİ CİN MUSALLATININ HERGÜN KATLANARAK ARTMASINA NEDEN OLUYORSUNUZ..
TUHH SİZİN AKLINIZA..
Saik erol Tangut

 

 

Büyü Nedir ve Nasıl Bozulur?

 

Büyü, bir insanın karar verme mekanizmasını onun hür iradesi dışında etkileyerek o insana yaptırılmak istenenlerin gerçekleşmesini sağlamak amacıyla uygulanan bir yöntemdir.
Büyü ve Sihir Var Mıdır?
Sahihayn'da Aişe(r.a)'nin hadisiyle sabit olduğuna göre Beni Zureyka yahudüerinden Lebid bin A'sam isimli yahudi Hz. Peygamber'e sihir yapmıştı. Rasûl-ü Ekrem'in hayaline yapmadığı bir şeyi yaptım diye geliyordu. Bir müddet bu şekilde durdu. Sa-hihaynın haricindeki kitaplarda «Bir sene durdu» tabiri vardır. Sonra dedi ki: «Ey Aişe, ben sezdim ki Cendb-ı Hak fetva istediğim konuda bana fetva verdi. İki melek bana geldi. Birisi başımın ucunda diğeri ayaklarımın yanında oturdu. Başımın yanında oturan, ayaklarımın yanında oturana: «Kişinin durumu ne-dir?» diye sordu. Öbürü: «Kişiye sihir edilmiştir» dedi. Baştaki: «Ona kim sihir yapmıştır?» diye sorunca ayak tarafımdaki zat: «Le­bid bin A'sam isimli kişi» dedi. Baştaki zat: «Acaba bunu nerede yapmıştır?» diye sordu. Ayaklarımın yanında oturan: «Bir tara­ma zamanında düşen tüylere ve bir erkeğin sünnet yerinin kabuğu­na yapılmış ve Erva kuyusunun içindeki taşın altına konmuştur» dedi. Bunun üzerine o kuyuya geldiler ve onu çıkardılar. Sahih'de bu kadarı vardır. (Kurtubi)
Ehli-Sünnete Göre Sihir
Ehli sünnet ve'l-cemaate göre sihir sabittir ve hakikati var­dır. Mutezile'ye ve Şafiilerden Ebu İshak'ul-İstirabadi'ye göre sih­rin hakikati yoktur. O ancak gözboyacılıktır, hayal ve birtakım vehimleri meydana getirmekten ibarettir. Nitekim Cenab-ı Hak ha­yal tabirini Firavundun sihirbazları hakkında kullanmıştır.
Rasûl-ü Ekrem'in dediği gibi «Allah bana şifa ver­di» sözü ancak hastalık illetinin kaldırılmasıyla mümkündür. Has­talık zail olur, şifa ondan sonra gelir. Bu sözden anlaşılıyor ki sih­rin hakikati vardır, hem ayet ve hem de hadislerle sabit olmuştur. Bir de ehli hal ve'lakd'in sihrin olduğuna dair icmaı vardır. Bu ic-ma olduktan sonra Mutezile ve onlara uyanların «yoktur» demeleri bir kıymet taşımaz.
Eski zamanlarda da sihir insanlar arasında yayılmıştı. Halk bu hususta konuşmuştur. Sihrin olmadığını hiçbir sahabi, hiçbir tabiin savunmamıştır. Süfyan bin Aver, İkrime'den O da İbn Ab-bas'tan rivayet eder: «Sihir Mısır'ın köylerinden, kasabalarından, ancak adı Ferame olan kasabada öğretilirdi. Kim onu yalanlarsa küfre girer Allah ve Rasûlü'nü yalanlamış olur. Gözle sabit olan bir ilmi inkâr etmiş olur.»

 

 

 

ERKEKLERDE VE KADINLARDA CİN MUSALLATININ EN ÇOK GÖRÜLEN 7 SEBEBİ

 
1.ALLAHa ŞİRK (ortak) KOŞMAK:
Benim bu meseleden acizane anladığım şudur
ki;bir insan kalbinde herhangi bir şeyi;
ALLAH’tandaha çok sever,güvenir,değer verir,
güçlü kabul eder,ALLAH’ın emir ve yasaklarından üstün görürse LAİLAHEİLLALLAHı(ALLAHtan başka ilah yoktur)aklen ve kalben kabul etmediğinden ALLAHa ŞİRK(ortak) koşmuş olur.Cenab-ı Hak cümlemize nefsimizi, dünyayı, ailemizi,maddeyi ve her türlü dünyevi zevk ve arzuları ALLAHtan daha çok değil ALLAH ADINA SEVMEYİ nasip eylesin.
2. BÜYÜ:
CİNLER; Büyüyü yaptırana, yapan kişiye ve
yapılan kişiye kesinlikle musallat olur ve o kişi tedavi olmadıkça veya ölmedikçe kesinlikle terk etmezler.
3.FAL:
Fala baktıran ve bakan kişiler GAYBI ALLAH
BİLİR Ayet-i Kerimesini inkar etmiş hükmünde
olduklarından dinden çıkar imanlarını ve
nikahlarını tazelemesi gerekir. Ve her dinden
çıkana mutlaka bir cin musallat olur.Şakasına veya vakit geçirmek için yapılan fallar da aynen sakıncalıdır.
4.7 BÜYÜK GÜNAHI İŞLEMEK:
Şirk,adam öldürmek,zina,içki içmek,kumar
oynamak,anne baba hukukuna riayetsizlik,
Allahın rahmetinden ümit kesmek ve kendi
sevabının cennete getireceğine inanmak gibi 7
büyük günahı işleyen ve bunu alışkanlık haline
getirenlere mutlaka bir cin musallatı olur.
5.CÜNÜP GEZMEK:
Ben ALLAH'a inanan bir insanın cünüp
gezeceğine inanmıyorum. Benim acizane tesbit
ettiğim eksiklikler şunlardır lütfen önemle dikkate alınız.Özellikle bayanlarda küpe deliği varsa küpe taksa da takmasa da delik asla kapanmaz sadece içine pislik dolar ve KÜPE DELİĞİ vücuttan sayılır.KÜPE DELİKLERİ ISLAK BİR BİR İĞNE VEYA KÜPE İLE İÇİNDE İLERİ GERİ OYNATMAK KAYDI İLE MUTLAKA ISLATILMALIDIR.Vücutta iğne ucu kadar ten, tırnak, avret mahalli,parmak araları,göbek deliği,saç dibi,kulak içi ıslanmasa BOY ABDESTİ KESİNLİKLE OLMAZ VE BU ÇOK GÜÇLÜ BİR MUSALLAT NEDENİDİR.
6.NİKAHSIZLIK:
İslam'da resmi nikah imam nikahı yerine
geçmez.Ve imam nikahını bozan şeyler mutlaka
bilinmelidir.aksi halde bozulan bir nikahtan ötürü karı koca arasındaki ilişki zina olacağından ZİNA BİR MUSALLAT NEDENİDİR.
7.DİKKATSİZLİK:
Geceleri kül dökmek,sıcak su dökmek,bir mekana selamsız girmek.destursuz bevletmek,kuran yazılı sayfalara basmak üzerinden geçmek, üzerinde yatmak, din unsurlarına küfretmek, bilmeden de olsa dinden çıkaracak sözler sarfetmek, temizliğe ve yenen nimetlerin sarfiyatına dikkat etmemek gibi nedenler de BİR MUSALLAT NEDENİDİR.
Sevgili kardeşlerim bol bol tevbe istiğfar
getirinizZira sevgili peygamberimiz
(a.s.v.) ben günde yüz sefer tevbe ediyorum
buyurmuşlardır. Ya Rabbi; peygamber
aleyhissalatuvesselamın dilediklerini
diler sığındıklarından sana sığınırım.

HUSİSİ CİN MUSALLAT NEDENLERİ
1-Cinin insana asik olmasi (erkege bayan cinin veya aksi) çok yaygin bir çarpma sebebidir.
Cinin sebebsiz zulmü de olabilir. Genelde insandaki bazi hallerde daha çok görülür:
2 - Masiyette israr veya ziyade ile taati terk
3 - Az zikir (özellikle sabah ve aksam ezkari)Cinlerin etki, çarpma ve tasallutunun sebeblerden çesitlidir:
4 - Insanin cinlere zulmu ,eziyeti;
5 - Bos kalmis yatakta cin olmasi halinde (üç sefer besmele çekmeden)üzerine yatmak(onlarca)eziyet etmek.
6 - Karanliga veya karanlikta çukura bevledildiginde (su dökme, idrar yapma) bu varliklarin orada olmasi,üzerlerine gidilmesi,onlara eziyet addedilir. Bu durumlarda istiaze (euzu billahiminesseytanirracim)çesitlerinden biri okunmalidir. Tuvalet ihtiyaci
gidermek için güzel istiazelerden biri de(Bismillah euzubike minelhubsi velhabais) önceden okunmalidir. Çocuklarin, gençlerin bu korunmayi tuvalete giderken ihmal etmeleri, onlarin çarpilmalarina, eziyetlerine maruz kalirlar. Evlerin içinde tuvalet bulunma musibeti (bugünün modernliginde), özellikle gençlerin çarpilma yeri olmustur.
7 - Geceleyin kaynar sicak suyun, karanliga, çöplüge (besmele çekilmeden) dökülmesi. Cinlerin üzerlerine geldiginde intikamlari arkasindan gelir.
8- Kedi, köpekleri taslamak, eziyet etmek. Özellikle geceleyin cin olmasi halinde atani çarpar.
9 - Sigara içenlerin izmaritlerini hassaten geceleyin rast gele yerlere veya tuvalete atmalari. Isabet ederek yakmasi cinlerin intikam almalarina sebeb olur.
10 -Küçük ve gençlerin rast gele karanlikta, terk edilmis, issis yerlere veya suya tas atmalari. Cinler isabetinde çarpma ile mukabele gelir. Onlarda bilerek atildi veya besmele çekeydi anlayisi hakim olmasi ile karsilik verirler.
11 -Terk edilmis, harabe, issis yerlerde uyumak. Sakinleri cinleri rahatsiz etmesi halinde rahatsiz ederler. Mecburiyet halinde abdestli olmali, ezan okunmali, dualarla korunmaya girilmelidir.
12 -Kadinlarin hassaten necis sulari, hayiz temizlik bezlerini, geceleyin rast gele yerlere (besmelesiz) atilmasi. Isabet halinde atanin veya çocuklarinin cinlerin intikamiyla karsilasmasidir.
13 -Özelikle kadinlarin cenaze defni veya ziyaretinde saç- bas yolmalari, elleriyle yüzlerine vurmalari, oradaki topraktan basina atmalari. Özellikle oradaki cinleri rahatsiz edeceginden cin çarpmasinda nadiren de olsa görülen hallerdendir.

 

Büyü, bir insanın karar verme mekanizmasını onun hür iradesi dışında etkileyerek o insana yaptırılmak istenenlerin gerçekleşmesini sağlamak amacıyla uygulanan bir yöntemdir.
Büyü ve Sihir Var Mıdır?
Sahihayn'da Aişe(r.a)'nin hadisiyle sabit olduğuna göre Beni Zureyka yahudüerinden Lebid bin A'sam isimli yahudi Hz. Peygamber'e sihir yapmıştı. Rasûl-ü Ekrem'in hayaline yapmadığı bir şeyi yaptım diye geliyordu. Bir müddet bu şekilde durdu. Sa-hihaynın haricindeki kitaplarda «Bir sene durdu» tabiri vardır. Sonra dedi ki: «Ey Aişe, ben sezdim ki Cendb-ı Hak fetva istediğim konuda bana fetva verdi. İki melek bana geldi. Birisi başımın ucunda diğeri ayaklarımın yanında oturdu. Başımın yanında oturan, ayaklarımın yanında oturana: «Kişinin durumu ne-dir?» diye sordu. Öbürü: «Kişiye sihir edilmiştir» dedi. Baştaki: «Ona kim sihir yapmıştır?» diye sorunca ayak tarafımdaki zat: «Le­bid bin A'sam isimli kişi» dedi. Baştaki zat: «Acaba bunu nerede yapmıştır?» diye sordu. Ayaklarımın yanında oturan: «Bir tara­ma zamanında düşen tüylere ve bir erkeğin sünnet yerinin kabuğu­na yapılmış ve Erva kuyusunun içindeki taşın altına konmuştur» dedi. Bunun üzerine o kuyuya geldiler ve onu çıkardılar. Sahih'de bu kadarı vardır. (Kurtubi)
Ehli-Sünnete Göre Sihir
Ehli sünnet ve'l-cemaate göre sihir sabittir ve hakikati var­dır. Mutezile'ye ve Şafiilerden Ebu İshak'ul-İstirabadi'ye göre sih­rin hakikati yoktur. O ancak gözboyacılıktır, hayal ve birtakım vehimleri meydana getirmekten ibarettir. Nitekim Cenab-ı Hak ha­yal tabirini Firavundun sihirbazları hakkında kullanmıştır.
Rasûl-ü Ekrem'in dediği gibi «Allah bana şifa ver­di» sözü ancak hastalık illetinin kaldırılmasıyla mümkündür. Has­talık zail olur, şifa ondan sonra gelir. Bu sözden anlaşılıyor ki sih­rin hakikati vardır, hem ayet ve hem de hadislerle sabit olmuştur. Bir de ehli hal ve'lakd'in sihrin olduğuna dair icmaı vardır. Bu ic-ma olduktan sonra Mutezile ve onlara uyanların «yoktur» demeleri bir kıymet taşımaz.
Eski zamanlarda da sihir insanlar arasında yayılmıştı. Halk bu hususta konuşmuştur. Sihrin olmadığını hiçbir sahabi, hiçbir tabiin savunmamıştır. Süfyan bin Aver, İkrime'den O da İbn Ab-bas'tan rivayet eder: «Sihir Mısır'ın köylerinden, kasabalarından, ancak adı Ferame olan kasabada öğretilirdi. Kim onu yalanlarsa küfre girer Allah ve Rasûlü'nü yalanlamış olur. Gözle sabit olan bir ilmi inkâr etmiş olur.»

 

 

---DİKKAT---
İnternet üzerinde bir tarafta bağlama büyüsü aşk büyüsü formülleri vererek yıldızname ve fal çağrıları yapan HİÇBİR ŞARLATAN NE BÜYÜ BOZABİLİR NE DE CİN MUSALLATINI defedebilir.
(Büyücü ve falcı asla hiçbir büyüyü bozamaz)

Her türlü negatif enerjiyi yapılacak metafizik araştırma ve çalışmalar sonucunda 30 dakikada çözebileceğimizi ve aynı gün 60 dk ile 120 dk arasında süren tek seans sonunda kesin sonuca ulaşabileceğimizi iddaa ediyoruz....
Amacına ulaşmayan hiçbir seans ve uygulamadan kesinlikle ücret alınmamaktadır...
Saik Erol Tangut

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !